İçeriğe geç

Öteleme nasıl olur ?

Öteleme Nasıl Olur? Günlük Hayatta ve Düşünce Dünyamızda Ötelemenin Yeri

İstanbul’da bir sabah daha… Toplu taşıma aracına binip ofise doğru yol alırken aklıma bir soru takıldı: “Öteleme nasıl olur?” Hep duyduğum ama tam anlamıyla üzerine düşünmediğim bir kavram. İş hayatımda bazen geciktiğim projeleri ertelemek, kişisel hayatımda ise evde yapmam gereken işleri sürekli bir sonraki güne bırakmak… Belki de öteleme, aslında hayatımızın her anında gizlice var olan, ama çoğu zaman fark etmediğimiz bir davranış biçimi. Hadi, gelin birlikte bu konuyu biraz derinlemesine inceleyelim.

Öteleme Nedir? Basit Bir Tanım

Öteleme, basitçe, bir şeyi yapmak için erteleme ya da geciktirme davranışıdır. Herkesin en az bir kez deneyimlediği, tanıdık bir kavram. Bugün yapman gereken bir işi, yarına, hatta haftaya bırakmak… Ama bu öteleme sadece işlerde değil, duygusal ve psikolojik anlamda da karşımıza çıkar. İstediğimiz bir şey için gereken adımları atmak yerine, onu bir kenara bırakmak ya da ertesi gün yapmak, aslında bizlere alışıldık bir davranış gibi gelir. Peki, neden böyle oluyor? Kendimizi neden bazen sabote ederiz?

Ötelemenin Psikolojik Temelleri

İstanbul’daki bir kafede otururken, bu soruyu kendi kendime sordum. Neden bir işi ertelemeye eğilimliyim? Kendimce cevabım şu oldu: Öteleme, çoğunlukla kaygı ve korku ile ilişkilidir. Bir işi tamamlamak, bazen o an içinde bulunduğumuz durumu değiştirebilir, değişime gitmek ise çoğu zaman zor gelir. Örneğin, iş yerimdeki projeyi bir türlü bitiremememin arkasında, onunla ilgili korkularım yatıyor olabilir. “Ya istediğim gibi olmazsa?” diye düşündükçe, işin tamamlanması gitgide zorlaşıyor. Zihnimdeki bu kaygı, işi ertelemeye yönlendiriyor.

Bunun dışında, bazen yapmamız gereken şeyin ne kadar büyük ya da karmaşık olduğunu düşündüğümüzde, ona başlamak bile gözümüzde dağ gibi bir hal alır. İstanbul’da trafiğe takılmadan, ofisimi terk edip eve gitmek bile büyük bir iş gibi görünürken, öteleme yapmak, işin daha kolay yapılacağını umarak ertelenmiş bir ‘çözüm’ gibi gelir.

Ötelemenin Günlük Hayatımıza Etkisi

İstanbul’da yaşıyorum ve buradaki hız beni bazen çileden çıkarabiliyor. Sürekli koşturduğum bu şehirde, bazen basit işler bile zorlaşıyor. Eve gidip mutfağı temizlemek, birkaç telefon görüşmesi yapmak ya da yazmam gereken bir blog yazısını bitirmek gibi işler için sık sık öteleme yapıyorum. Hemen şunu da ekleyeyim: Bu kadar basit işleri ertelemek, aslında hayatımı karmaşıklaştırıyor. Bu küçük ertelemeler, her geçen gün birikiyor ve sonunda kendimi hem ruhsal hem de fiziksel olarak daha yorgun hissediyorum.

Ama bir şeyi ertelemek, sadece işlerle ilgili değil, duygusal olarak da ortaya çıkabilir. Örneğin, yıllardır görmediğim bir arkadaşım var. Ona mesaj atıp “Nasılsın?” demek istiyorum, ama sürekli erteleyip duruyorum. Çünkü o mesajı attığımda geçmişi, eski dostlukları hatırlayacak ve duygusal bir bağ kurmak zorlaşacak diye düşünüyorum. Oysa bu mesajı atmak, belki de tüm ilişkimizi yeniden başlatacak adım olabilir. Ancak, içimdeki kaygı, öteleme davranışını tetikliyor.

Öteleme ve Zihinsel Yük: Stres ve Korku

Çok fazla iş biriktiğinde, kafamda bir yük hissi oluşturur. Bu yük, sadece işlerimle değil, aynı zamanda duygusal yüklerle de ilgilidir. İstanbul’un koşturmacasında, bazen günlerim birbirine o kadar benziyor ki, öteleme yaparak stresin beni sarmasına izin veriyorum. Ertelediğim her iş, aslında zihinsel bir yük bırakıyor. En basitinden, çamaşırları yıkamamak bile kafamda bir kaygı yaratabiliyor. Ama işin garibi, bu kaygı bana hiçbir şey kazandırmıyor. Aksine, erteledikçe stres birikiyor.

Bazen düşünmekten daha çok hareket etmek gerekir. Fakat öteleme yaparken, bir şeylere başlamamak da çok cazip geliyor. Bir türlü kalkıp harekete geçemediğimde, bir bakıyorum akşam olmuş ve günüm, öteleme yaptığım işler nedeniyle hiçbir şekilde verimli geçmemiş. Bu durum beni hem sinirli hem de huzursuz yapıyor. Ertelemek, o anı kaçırmak gibi bir şey, ama sonrasında o kayıp zaman daha çok can sıkıyor.

Ötelemenin Gelecekteki Etkileri: Uzun Vadeli Sonuçlar

Öteleme, kısa vadede rahatlatıcı olabilir, ama uzun vadede işler birikmeye devam eder ve bu, zihinsel sağlığımızı olumsuz etkiler. Benim kendi deneyimlerimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Her defasında ötelediğimiz işlerin biriktiği zaman, bu birikim ciddi bir stres kaynağına dönüşebilir. Bu da zamanla, hem iş performansımızı hem de kişisel hayatımızı olumsuz etkileyebilir. Sonunda, bir şeyleri yapmak yerine, onları yapmak için harcadığımız düşünceler, ruhsal yükümüzü artırır.

Geleceğe yönelik bu öteleme alışkanlıklarını kırmak ve işleri zamanında yapmak, bir nevi özgürleşmek gibi. Bu özgürlük, başarmak değil, sadece “şimdi”yi yaşamaktır. Şimdi bu yazıyı yazarken, fark ediyorum ki öteleme alışkanlıkları sadece işlerle değil, yaşamla ilgili pek çok şeyle de ilgili. Belki de her anı ertelemeden yaşamak, gerçek bir başarıdır.

Sonuçta: Öteleme, Küçük Bir Düşünce, Ama Büyük Bir Etki

Sonuç olarak, öteleme sadece küçük bir düşünce gibi başlar ama zamanla büyük bir etkiye dönüşebilir. Bugün ertelediğim işler, yarının sorunlarını oluşturur. Hem iş dünyasında hem de kişisel hayatta öteleme, önceden fark etmediğimiz bir dağ gibi büyüyebilir. Ama bunun farkına varıp, harekete geçtiğimizde, öteleme bizi değil, biz ötelemeyi yenebiliriz. Her gün ertelediğimiz işleri birer birer ele almak, hem iş hayatını hem de ruh halimizi olumlu yönde değiştirebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
pia bella casino giriş